Hadi Araştıralım

post

CARSTEN JENSEN | PAZAR SOHBETLERİ

 

  Bu sene “Şehir ve Hayal” temasıyla gerçekleşen 2017 İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali’nin katılımcıları arasında Danimarka Edebiyatı’nın değerli yazarı Carsten Jensen da vardı. Festival kapsamında röportaj yapma fırsatı bulduğumuz Carsten Jensen ile ”Biz, Boğulanlar” kitabı, uluslararası edebiyat festivalleri ve Türk Edebiyatı hakkında dolu dolu bir röportaj gerçekleştirdik. Keyifli okumalar dileriz.

 

 

 

Danimarka’nın ana gazetelerinden biri olan “Politiken” e yazdığınız edebi eleştirilerle adınızı duyurdunuz. Politiken” gazetesinin kariyeriniz üzerindeki etkisi sizin için nedir?

Otuz yıl önce gazeteye sadece bir eleştirmen olarak değil, siyasi bir köşe yazarı olarak da yazmaya başladığımda kariyerime yeni başlamıştım. Büyük bir gazeteye yazmak bana iletişim konusunda birçok şey öğretti. Genelde genç yazarlar kendileri için yazdıklarını düşünmeye daha çok eğimlidir, ancak bir gazetede çalışmak bana orada bir izleyici kitlesinin bulunduğunu öğretti ve hatırlattı

“Biz, Boğulanlar“, Türkçeye çevrilen tek kitabınız. Türk Edebiyatını nasıl yorumluyorsunuz?

”Biz,Boğulanlar” benim Türkçeye çevrilen tek kitabım olmayacak aslında. Yakında Afganistan’daki savaşla ilgili olan son romanım da yayına çıkacak.

Başından beri takip ettiğim Orhan Pamuk’un büyük hayranıyım. Birkaç yıl önce Kopenhag’da kendisiyle röportaj yapma ayrıcalığım oldu. Ne yazık ki Danca’ya tercüme edilen pek fazla çağdaş Türk edebiyatı yok. Elif Şafak’ı çok takdir ediyorum; fakat onu İngilizce okumak zorundayım. Hakan Günday bir diğer umut verici yazarlardan. İnsan kaçakçılarıyla ilgili muhteşem kitabını okudum.

Görünüşe göre ”Biz,Boğulanlar”  kitabınızda çok sayıda tarihi araştırma var. Hazırlık süreci sizin için nasıl geçti?

Roman, doğduğum limanda geçiyor ve babam denizciydi. Bu yüzden aslında çocukluğumdan birçok şey biliyordum. Marstal kasabasına döndüğümde herkesin tepkisi ‘’Neden döndün?’’ şeklinde oldu. Burada yıllardır bulunmuyordum ve romanım için kasaba hakkında bilgi elde etmem gerekiyordu. Ben de kendimi yerel halk kütüphanesine adadım. Devam eden çalışmalarımı okuduğum ve romana ilişkin fikirlerimi paylaştığım bir dizi konferans verdim. Onlara aileleri hakkında daha fazla şey öğrenmek istediğimi söylediğimde beni evlerine davet ederek eski denizcilerin aile mektuplarını ve günlüklerini gösterdiler. Sonunda herkes kitabı özümsediğinde insanlar yanıma gelip ” Büyükbabam mutlaka kitabınızda yer almalı.” gibi şeyler söylemeye başladılar. Bir yazar olarak özgürlüğümü savunmak ve onlara açıklamak zorundaydım. Evet, bu sizin kasabanızın hikayesi ama benim kitabım ve denizcilerin anladığı metaforları kullanmak gerekirse; bu geminin kaptanı benim.

Yayınlandığı gün bütün kasabada kutlamalar oldu, sokaklarda bayraklar vardı. Belediye başkanı bir konuşma yaptı. Yerel denizci korosu eski şarkılarımızdan söyledi. Benim için harika bir gündü.

”Biz,Boğulanlar” tarihi, deniz ve arkeolojik araştırmalarınızla görkemli hayal gücünüzün harmanlandığı bir kitap. Kitabınız için ilhamınızı, fikirlerinizi nasıl buluyorsunuz?

”Biz,Boğulanlar”  fikri ben gençken aklıma geldi. Kasabada sarhoş geçen bir geceden sonra bir akşamdan kalma eski bir denizci, kadınlara en renkli şekilde küfretmeye başladı. Denizcilerin nasıl kirli bir dile sahip olduklarını bilirsiniz. Eminim Türk denizcileri de aynıdır. Kadınlara küfretmesini beğenmesem de konuşma tarzı ilgimi çekti. Bir gün bu şekilde konuşan karakterlerin olduğu bir roman yazmaya karar verdim. Tam otuz altı yıl sonra da”Biz,Boğulanlar”   yayınlandı ve kitabın içinde bir alıntı var. Bakalım bulabilecek misiniz?

Beni küçük liman Marstal’da büyüleyen şey, yüz elli yıl önce daha küreselleşme kelimesi keşfedilmeden önce denizcilerin yedi denizi gezip kıtaları keşfederken çoktan bunun bir parçası olmasıydı. Aynı zamanda onlar yerel halktı. Her zaman tanık olduğumuz büyüleyiciliğin ve garipliğin çatışması.   

”Biz,Boğulanlar” adlı kitabınızın telif hakkı Kalem Ajansı’na ait ve Dedalus Yayıncılık tarafından satın alındı.Kalem Ajans’ın düzenlediği İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali’nde sizde vardınız. Uluslararası edebiyat festivallerini nasıl buluyorsunuz?

Bu benim İstanbul edebiyat festivallerindeki ilk seferim, ama son olmayacağını ümit ediyorum. 1972′de Hindistan’a giden yolda bir genç hippi olarak ilk kez buraya geldim ve hala Sultanahmet’te var olan tatlıcı dükkanını hatırlıyorum. Buraya İngiliz yazar Liz Jensen’le balayı için gelmiştim.”Biz,Boğulanlar”  beni dünyanın her yerindeki edebiyat festivallerine götürdü. Birkaçından bahsetmek gerekirse, New York, Buenos Aires, Bogotá,Jaipur vs..

”Biz,Boğulanlar”sizin doğduğunuz yer, Marstal’da başlıyor ve tüm dünyayı dolaşıyor. Doğduğunuz yerin başlangıç noktası olduğu bir şehre sahip olmak nasıl hissettiriyor?

Marstal’da yaşayan insanlar hakkında ilginç olan, kendi ataları hakkında pek konuşmazlar. Onlar dünyayı gezen insanlar olduklarını söyleyeceklerdir. Onlar benim de kendimi gördüğüm gibi, dünya vatandaşlarıdır hepsi.

Okuma ve yazma için herhangi bir rutininiz var mı ?

Disiplin. Her gün belli saatler düzenli olarak yazıyorum.  Bence bu ilham disiplinin bir ürünü. Masa başında saatlerce sıkılarak düşünebilirsiniz, birden bir kapı açılır ve kendinizi klavye üzerinde dans eden ellerinizi izlerken bulursunuz. Bütün bunların nerden geldiğini merak edersiniz. Ve bu sizden gelir. İşte bu ilhamın ta kendisidir.

Sizin hayatınızda ve edebiyatınızda imza niteliği taşıyan kitaplar ve yazarlar oldu mu?

Geçmişten ya da günümüzden takip ettiğim Danimarkalı ve uluslararası birçok yazar var. Bazılarına değinecek olursam, Joseph Conrad, Knut Hamsun, Herman Melville, Per Olof Enquist, Svetlana Aleksijevitsj, Rebecca Solnitt, George Orwell, Elsa Morante, Karen Blixen, Bruce Chatwin, Mario Vargas Llosas, Italo Calvino. Daha da devam ettirebilirim..

Yeni kitaplar üzerine çalışıyor musunuz?

Şu anda Avrupa’daki popülizmin yükselişi ile ilgili bir makale üzerinde çalışıyorum.

 

Röportaj: Tüles Talu

Çeviri, Düzenleme: Öykü Bilgin

Röportajımızı gerçekleştirmemize katkıda bulunan Kalem Ajans’a ve İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali ekibine çok teşekkür ederiz.

 

Yorum Yok

Add your review