Hadi Araştıralım

post

SEDA AKMAN | PAZAR SOHBETLERİ


Başarılı sinema ve dizi oyuncusu Seda Akman ile oyunculuktan fotoğrafçılığa, seyahatlere kadar birçok konudan bahsettiğimiz oldukça keyifli bir ropörtaj gerçekleştirdik. Bu keyifli ropörtajı okurken sizlere başarılı oyuncunun kendi objektifinden kareler eşlik edecek.

Kütahya, ardından bir süre Ankara ve son durak İstanbul… Hayatınızı geçirdiğiniz bu şehirlerin sizdeki yerlerinden bahsedelim ilk olarak.

Kütahya; doğduğum şehir, çocukluğum, ilk arkadaşım, ilk aşkım, ilk okulum, ilk bisikletim. Ankara; gençliğim, özgürlüğüm, tek başına hayatta kalma mücadelem. İstanbul; Hayatın ta kendisi. Nereye gidersem gideyim döndüğüm yerin İstanbul olduğunu bilmeyi seviyorum.

Kaçma şansınız olsa vazgeçer miydiniz İstanbul’dan? Siz de kalabalığından, telaşından şikayet edenlerden misiniz yoksa şehrin güzelliği ve etkileyici atmosferine kapılıp gidenlerden mi?
Şehir hayatını seviyorum. Tamamen kaçmak değil de bazen doğanın içinde olmak istiyorum. Çalıştığım zamanlarda İstanbul’da olmayı seviyorum. Çalışmadığımda da buradan uzaklaşmak iyi geliyor. Şehir hayatı bazen yorucu oluyor maalesef. Enerji depolayıp tekrar gelmek lazım.

Oyunculuğa geçmeden önce bir süre modellik ve sunuculuk yaptınız. Başından beri yapmak istediğiniz oyunculuk muydu? Bunları sizin için oyunculuğa giden basamaklar olarak nitelendirebilir miyiz?
Modellik pek uzun süreli olmadı. Ama benim hayalim sunucu olmaktı. Oyunculuk ise Uğur Yücel ve Renda Güner’le tanışana kadar idealim değildi.

Takip ettiğiniz yabancı diziler var mı? Yerli dizilerin yabancılara kıyasla bu kadar uzun olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Tabii ki çok var. Game of Thrones, Narcos, House of Cards, The Young Pope vs. Sağlıklı bulmuyorum. Sürelerin uzunluğu maalesef kaliteyi düşürüyor.

Günümüzde artık bazı dizilerin internet üzerinden yayımlanması konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizce bu televizyondaki sansür sorununa bir çözüm niteliğinde midir?

Sadece sansür değil sürelerin kısa olması internette yayınlanan dizilerin daha kaliteli olduğunu gösteriyor. Hikaye, görüntü, reji, sanat, mekan seçimi, oyunculuklar… Böyle bir kaliteyi hak eden bir seyircimiz var.

Canlandırdığınız karakterlerin en büyük ortak özelliği; güçlü, ne yaptığını bilen ve aşık kadınlar olması çoğunlukla. Peki sizce aşık bir kadın güçlü durmaya devam mı etmeli yoksa gururu gözardı mı etmeli?

Güçlü durmaya devam etmeli.

Fotoğrafla ilgilendiğinizi biliyoruz. Nasıl tanıştınız bu alanla? Profesyonelleşme ya da sergi gibi planlarınız var mı?

3 sene önce bir fotoğrafçı arkadaşımdan eğitim aldım. Çok isterim ama henüz çok erken.

Yerli ya da yabancı beğendiğiniz, takip ettiğiniz fotoğrafçılar var mı?

Ara Güler, Atoine d’Agata, Sebastiao Salgado, Paolo Pellegrin.


Fotoğraf için; sizin bu rekabet dünyasından kaçışınız, deşarj yönteminiz diyebilir miyiz? Fotoğrafın size kattıklarından bahseder misiniz?

Yaşadığımı hissediyorum. Hayatla, kendimle yüzleşiyorum. Fotoğraf çekebilmek için daha çok gezmek, daha çok görmek istiyorum.

 Seyahatlerin hayatınızda yeri nedir? Sizce bir seyahat insana neler katabilir?

Vakit ve imkan olduğu sürece hep yolda olmak isterim. Fotoğrafa olan merakımla da seyahat rotalarım farklılık göstermeye başladı. Gittiğim yerlerde turist olmayı pek tercih etmiyorum. Yerlisi gibi yaşamak beni daha çok cezbediyor. Gittiğim yerin ruhunu, kültürünü, gerçekliğini böylece daha çok hissedebiliyorum. Kendimi gidip gördüğüm yerlerden döndüğümde hep tuhaf hissediyorum. Müthiş bir kültürel zenginlik katıyor. Algıların açılıyor, dünyanın sadece sen ve senin yaşadığın yerde dönmediğini görüyorsun. Öğreniyorsun, gelişiyorsun, şükrediyorsun. Sınırsız bir katkısı var, sen ne kadar almak istiyorsan onu veriyor sana.


İlerleyen projelerinizde çalışmak istediğiniz yönetmenler var mı?

Nuri Bilge Ceylan. Çok söze gerek kalmadan müthiş bir görsellikle çok şey anlattığını düşünüyorum.

Yorum Yok

Add your review