Kampüs Röportajı: “Sansür” | Pazar Sohbetleri

Kampüs Röportajı – “Sansür” Ne, Nerede, Niçin, Nasıl, Kimlere….

Dosya konusu,  “içi bizi dışı başkasını yakar” endişeleriyle süregelen bir doğuştu bizim için. Ama verdiğimiz kararın herkesin söz alıp da konuşmak isteyeceği bir konu olduğunu düşünerek geceleri rahat uyuyabiliyoruz! Üç Nokta ekibi olarak yaptığımız çalışmalar sırasında hepimizin sansürle bir alıp veremediği olduğunu fark ettik ve dedik ki madem durum bizde böyle, söz almak isteyen başkaları da vardır elbet. Biraz önyargı, biraz merak ve büyük bir dikkatle okuyacağınızı düşündüğümüz bir grup üniversitelinin cevaplarından oluşan bu mini röportaj projesi de bu şekilde gelişti.

 

Belki de en meşhur madde olan “301”, ön bilgi olarak sizinle paylaşalım;

MADDE 301.

(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi 1. fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.

(4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.”

Not: Sansür konusunda bizim de çorbada tuzumuz bulunsun diyerek isimleri sansürledik. İyi okumalar..

sansür

 

  • SORU | “Sansür”ün tanımını yapabilir misin?

 

-Sansür insan özgürlüğünün çeşitli yollarla veya çeşitli kurumlar vasıtasıyla kontrol altına alınmasıdır. (A.Ç / 20 / İTÜ Elektronik ve Haberleşme Müh.)

 

-İnsanlara ulaşması istenilmeyen bilgilerin kısıtlanması, gösterilmemesi, saklanması, bilgiyi denetleme yönteminin ‘birileri’ tarafından en yasal ve doğru  yolu (E.G / 21 / YTÜ Mimarlık)

 

– Sansür, lisede “burası politik şeylerin konuşulacağı yer değil” ile başlayan, şu veya bu düşüncenin daha sonra “başkaları” tarafından çizilen sınırları içinde kalmasına uzanan, sonunda kitlesel bir bilinçsizlik ve tahammülsüzlük yaratan çok eski bir icattır. (C.T / 20 / Koç Üni. Hukuk Fak.)

 

-İçeriğin yetkisi olan kişiler veya organlar tarafından önceden denetlenerek, bir takım ilkelere ve kurallara göre(bu ilke ve kurallar değişebilir), sakıncalı bulunan ifadenin hepsinin ya da bir kısmının yasaklanması ve okuyucuya (ya da izleyiciye) sunulmaması. (D.G / 22 / Bilgi Üni. Medya ve İletişim Sistemleri)

 

  • SORU | Günümüzde sansür uygulamalarını hangi alanlarda hissediyorsun? Bu konuda bir örnek verebilir misin?

 

– Basın. Editörlerin günlük korkularıyla şekillenen gazeteler (C.T / 20 / Koç Üni. Hukuk Fak.)

 

– Sansür özellikle basın yayın organlarında sıkça görülmekte. “Türk toplumu ve aile yapısı”na aykırı olduğu gerekçesiyle “biplenen” konuşmalar ya da bu nedenle kanalların belli bir süreyle kapatılması en somut sansürleme örnekleridir. (A.Y / 20 / İstanbul Üni. İşletme Fak.)

 

– Dergilerde, filmlerde, TV’deki programlarda, internet sitelerinde, aslında bize ulaşan her yerde. (E.G / 21/ YTÜ Mimarlık)

 

– Şu anda en çok tartışılan nokta internet sansürü olduğundan youtube örneğini verebilirim. İnternet sansürü teknolojinin gelişmesiyle amacına ulaşamıyor, bu sansürü aşmanın bir sürü yolu var, dolayısıyla trajikomik bir hal alıyor. (D.G / 22 / Bilgi Üni. Medya ve İletişim Sistemleri)

 

  • SORU | Ülkemiz; sansüre maruz kalan sivil toplum örgütleri, kurumlar ve medya organları açısından oldukça zengin. Sansürle yüzleşen bu kuruluşlardan aklına ilk gelen örneği verebilir misin?

 

– Hürriyet gazetesinin 22 yıllık köşe yazarı Emin Çölaşan’ın işine son verildi. Bu örneği seçmemin en önemli sebebi bir köşe yazarının düşünceleri ve yaptığı eleştiriler yüzünden 22 yıl emek verdiği gazeteden kovulması. (A.Ç / 20 / İTÜ Elektronik ve Haberleşme Müh.)

 

– Sivil toplum örgütleri. Kavga gürültü çıkmayan basın açıklamalarının cinayetlerden daha önemli bir yer tutmaması gazetelerde. (C.T / 20 / Koç Üni. Hukuk Fak.)

 

– TV kanallarının tamamı RTÜK tarafından denetlenmekte ve ‘‘gerekli’’ yerler sürüklenmekteler.2007 yılında CNN Türk’te yayınlanan Cosmopolis adlı bir program, eş cinsellikle ilgili bir bölüm içerdiği gerekçesiyle yayından kaldırılmıştı. İşte size sansür. (O.Y / 20 / İTÜ Metalurji ve Malzeme Müh.)

 

– Türk sineması. Çünkü,en çok karşıma çıkan bu! (B.C /21/ Beykent Üni. Dış Ticaret )

 

  • SORU | Devlet organları, çeşitli hükumetler ve bazı yasalar sansürle özdeşleşmiş şekilde karşımıza çıkıyorlar. “Sansür uygulayıcı” tanımını sana göre tam anlamıyla karşılayan bir örnek verip neden seçimini o yönde yaptığını açıklar mısın?

 

– Çin. Bütün yayın organları sıkı kontrol altında çünkü. (P.B. / 21 / İstanbul Üni. Matematik)

 

– Aslında sansür uygulayıcı olarak kimi seçmem gerektiğini bile bilmiyorum. Çünkü o kadar garip bir bürokrasi işliyor ki mesela adamın bir tanesi benim hakkımda bu sitede şöyle bir yazı var diye mahkemeye başvuruyor. İçinde o blogun yer aldığı bütün domain banlanıyor. Kim yapıyor nasıl yapıyor aklım almış değil. Bu Japon’un birisi size tokat attı diye tüm Japon ordusuna savaş açmaya benziyor. (E.Y / 21 / İTÜ Bilgisayar Müh)

 

– Bence sansürü uygulayabilecek tek yetkili halk. Eğer gerçekten sansürü hakkeden bir proje ortadaysa bunun cezasını kesecek olan, projeyi hiç takip etmeyecek, ona değer vermeyecek olan yine halk. (E.U / 20 /  İstanbul Ticaret Üni. Medya ve İletişim Sistemleri)

 

 

  • SORU | Sansürün gerekli-gereksiz, olumlu-olumsuz olduğunu noktaları yorumlar mısın?

 

– Sansürün kesinlikle gereksiz ve olumsuz olduğunu düşünüyorum. Günümüzde demokrasi ve ifade özgürlüğü gibi kavramlar yüceltilirken “sansür” diye bir olgunun bahsi geçmesi dahi çelişkiye yol açıyor. Sansürü bireylerin özgür iradesine saygısızlık olarak görüyorum. (D.G / 22 / Bilgi Üni. Medya ve İletişim Sistemleri)

 

(soru biraz havada kalmış bence.)  Sansür anomik durumlarda durumun kötüleşmemesi için gerekli olabilir ama bu durumları iyileştirmez. Totaliter uygulama söz konusu değilse gereksizdir. Olumlu noktasını pek göremiyorum. Olumsuzsa insan düşüncesini sınırlamaya çalışmaktan ibaret olan sansürün geçici bir çözüm(amaca hizmet eden) olduğunu düşünüyorum. (G.A / 20 / İstanbul Üni. İktisat Fak.)

 

– Çocukların izleme olasılığının yüksek olduğu yayınlarda özellikle küfürlerin sansürlenmesi oldukça mantıklı olabilmektedir. Ama bunun dışında özgür düşüncenin sansürlenmesi, insanların zevklerinin seçim sansı verilmeden engellenmesi tamamen gereksizdir. (M.K. / 20 / Yeditepe Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım)

  • SORU | Kendi hayatında sansüre uğradığını düşündüğün bir durum oldu mu?

 

– Hepimiz sansürlüyüz, karşımızdakiyle istediğimiz şeyleri konuşamıyorsak, aman o ne der bu konuşmamızı duymasın dediğimiz an sansürü yemişizdir zaten.. (E.G / 21 / YTÜ Mimarlık)

 

– Bir çok zaman karşımızdaki insana söylemek istediklerimizi tam anlamıyla ve olduğu gibi değil de sansürleyerek söylememiz gerektiği , bize yaşam boyunca fark ettirilmeden öğretilmiştir. Çoğu zaman da bireysel sansürleme mekanizmasını kullanmak zorunda kalışımız beni rahatsız etmiştir. (M.K. / 20 / Yeditepe Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım)

 

– Doğrudan kişisel bir sansüre uğramadım ancak genel sansür uygulamalarından herkes gibi ben de etkileniyorum doğal olarak. (O.Y / 20 / İTÜ Metalurji ve Malzeme Müh.)

 

 

 

  • Sansürün kapsamı (sınırları, kesitleri..) ne olmalıdır?

 

– Sansürün kapsamı öz denetimden ileri gitmemelidir. (D.G / 22 / Bilgi Üni. Medya ve İletişim Sistemleri)

 

– İşte buna karar vermek olduk.a zor.. Bu ise karar verenler nasıl yapıyor merak ettim! (G.S / 23 / İstanbul Üni. Kimya Müh.)

 

– Sansürün kapsamı bıçağın kemiğe yani insan hürriyetine dayandığı noktayla sınırlandırılmalı. Aksine davranışların sonuçlarını gördük, dinledik ve hala yaşamaya devam ediyoruz. (S.T. / 24 / İşletme Fak.)

 

  • Sansür yaratıcılığı tetikliyor mu yoksa kısıtlıyor mu?

 

– Kesinlikle kısıtlıyor çünkü yaratıcı kişileri belirli kalıpların içine hapsediyor. (D.G / 22 / Bilgi Üni. Medya ve İletişim Sistemleri)

 

– Her ikiside. Sansüre uğramış sanatçı kendini başka araçlarla ifade etmeye çalışabilir ya da bi’ köşeye çekilip ifade özgürlüğünden tümüyle vazgeçebilir. (A.A / 21 / Beykent Üni. İşletme)

 

– Yaratıcılığı tabi ki tetikler, sembolizmi besleyebilir, hicvi de besleyebilir ama tabi her dönem fazla yükselen seslere karşı net cevapları olmuştur otoritenin. Ve bu aslında insan tarihi boyunca yaratılmış en dahiyane şeylerin de nedeni olarak düşünülebilir ama yine de neden kendi kendine zorlaştırsın ki insan düşündüğünü söyleyebilecek ve insanlarla gerçekten ne düşündüğünü paylaşıp orta noktada buluşma imkanı varken? (C.T / 20 / Koç Üni. Hukuk Fak.)

 

 

Recent Posts
İletişim

Merak ettiklerinizi bize sorun. En kısa zamanda size dönüş yapacağız.