Alper Canıgüz | Pazar Sohbetleri

Hakkında söylenebilecek çok şey var Alper Canıgüz’ün. Türkiye’de gerçeklik ve kurmacayı bu kadar birbiri içine sokan nadir yazarlardan kendisi. Kurguladığı dünya ve onun içindeki karakterlerin kimisi hayal ürünü kimisi gerçek. Misal, tatlı rüyalar kitabındaki karakterlerden Hamit alemdar kurgusaldır oysa Hector Berliöz ün gerçek hayatta bir karşılığı vardır.

Hayal gücünü yetkin bir şekilde kullanabilen bir yazar Alper Canıgüz. Öyle olmasa dergi ekibimizi bu kadar etkileyen derecede sürükleyici olamazdı romanları. Okuduğumuz her satırı sizi biraz daha esir etti bizleri.

Sonuç olarak Alper Canıgüz kendine has ironi kabiliyeti ile, ilgiyi hak eden bir yazar. Üçnokta dergi ekibi olarak, kendisine gösterdiğimiz ilgi bundandır. Sabırla bekleyip tüm romanlarını okumak gibi bir amaç yükledik kendimize.

Umarız, röportajdan sonra sizler de Canıgüz için bizlerle aynı düşünürsünüz… Keyifli okumalar dileriz.

  • Alper Canıgüz’ün Yazma serüveni ilk ne zaman başladı?

Oturup yazmaya başlamam Darüşşafaka’ya girdiğim döneme, on bir – on iki yaşıma denk gelir. Hikayeler uydurmam, bunları arkadaşlarıma anlatmam; çizgi roman denemelerim ise ilkokul öncesi yaşlarıma kadar uzanır.

 

  • Size yol gösteren örnek aldığınız kaynaklar ve yazarlar var mı?

Dönem dönem değişmiştir bunlar ama genel olarak sosyal bilimler ve felsefi meseleler beni tahrik edegelmiştir. Nedense Nietzsche ve Schopenhauer gibi kasvetli düşünürleri de ilham verici bulurum.

 

  • Yazınızı yazmadan önce nasıl bir ön hazırlık yaparsınız? Nelere dikkat edersiniz?

Bir roman yazmak, oturup cümleleri ardı ardına dizme süreci bir yana bırakılırsa, bütünüyle o hazırlıktan ibaret gibi geliyor bana. “Notlar” adını verdiğim bir dosya mevcuttur her zaman. Kurguyu oturttuktan sonra, hikayeye girebilecek her fikri, cümleyi, duyguyu, gözlemi buraya yazarım. Hangisinin nereye eklemlenebileceği yavaş yavaş oluşur ve oturur. Bunları da aynı dosyanın içine koyarım. Gerisi, başta dediğim gibi, oturup yazmaya kalır.

  • Bir yazar için psikoloji okumanın insan analizlerinde ve kurguda ne gibi avantajları vardır? Geçmişe dönebilsek edebiyat ile ilgili bir bölüm okumayı düşünür müydünüz?

Güçlü yazarların hepsi insan psikolojisiyle ilgili derin kavrayışı olanlar görebildiğim kadarıyla. Bunun bilimini okumak, halihazırda edebi yönelimleriniz varsa, bir miktar yardımcı olabilir. Ama kafanız meseleleri dramatize etme doğrultusunda çalışıyorsa herhangi bir başka disiplin, fizik, kimya ya da matematik de bunu sağlayabilir. O bağlamda, hayır; dönüp edebiyat okuyayım gibi bir isteğim yok açıkçası.

 

  • Bir yazınızda “11 aylık kızımla birlikte yeni romanım üzerinde çalışıyoruz.” demiştiniz. Bebeklerin gerçekten sihirli bir ilham gücü var mıdır?

Ebeveyn olmak hayata bakış açınızı dönüştüren bir şey kuşkusuz. Bu yeni durum, bazı mevzuları tekrar gözden geçirmenizi ve taze yaklaşımlar geliştirmenizi sağlıyor sanırım. Buna ilham denebilirse, evet diye yanıtlayabilirim sorunuzu.

 

  •   “Beş yaş insanın en olgun çağıdır; sonra çürümeye başlar.” Gerçekten çocukluğumuz bu kadar kısa sürebilir mi?

Çocukluk erişkinlik ekseninde bir önerme değil bu sözünü ettiğiniz. Daha ziyade, bilincin kendine bakmaya başlamasını ve ömrünüz boyunca yakanızı bırakmayacak problemlerle ilk yüzleşmeyi imler.

  • Kahramanın Alper Kamu gibi bir çocuk olması yazım sürecini nasıl etkiledi?

Bütün dramatik yapı anlatıcının böyle bir çocuk olması üzerine kurulu zaten… Dışadönük çocukla, içedönük yetişkin arasındaki hassas denge işin teknik kısmını belirliyor; karakterin otobiyografik yönü ise, belki  anlatının duygusal yoğunluğunu.

 

  • Okuyucularınız ve Alper Kamu arasında bir bağ var. Bu seriyi devam ettirmeyi düşünüyor musunuz?

Evet, yazmayı düşündüğüm en az bir Alper Kamu hikayesi daha var. Ama şu anda değil; üzerinde çalıştığım başka bir roman var, o bittikten sonra.

 

  • Jules Verne, Dostoyevski, Calvino gibi yazarlardan ve kendinizden de uydurukçu olarak bahsetmenizin özel bir sebebi var mı?

Uydurukçuluğu önemli görmemin sebebi, bir anlatıda uyum sağlamayı önemsemem diyebilirim. Karakterleri, olayları, üslubu tutarlı bir bütün içinde oluşturabilme becerisi… Ortak paydanın yazar ya da angajmanlarının değil, hikayenin kendisi olması.

 

  • Genç uydurukçulara tavsiyeleriniz nelerdir? İyi bir uydurukçu nasıl olunur?

Aklamaya değil anlamaya çalışmak iyi bir çıkış noktasıdır kanımca.

 

Recommended Posts
İletişim

Merak ettiklerinizi bize sorun. En kısa zamanda size dönüş yapacağız.